
John Cooper Works tıpkı önceki model gibi yeni MINI’yi de elden geçirdi. Hem de Clubman versiyonuyla birlikte. 1.6 lt’lik turbo motorun gücünü 211 HP’ye çıkaran John Cooper Works, yarışa hazır ve pistlere tutkun bir MINI yaratmışa benziyor.
MINI’nin özellikle hızlı gençler tarafından merakla beklenen John Cooper Works (JCW) versiyonunun Türkiye satış fiyatı geçtiğimiz günlerde belli oldu. JCW alıcılarına şu an için 8 ile 12 hafta arasında bir bekleme süresi veren Borusan Otomotiv, 3 kapılı versiyonunda 36.130 Euro, otomobilin Clubman seçeneğindeyse 38.585 Euro’luk fiyat etiketleri belirlemiş. “John Cooper Works” garajından çıkan bu en ateşli MINI’nin test sürüşü Ispanya açıklarındaki Mallorca adasında gerçekleştirildi. Yani bu sıcak Akdeniz adasının havası ateşli MINI’ler sayesinde birkaç günlüğüne daha da ısındı. En azından bizim için…
MINI markasını çok başarılı bulan (pek çok test editörü gibi) biri olarak JCW fotoğraflarını ilk gördüğümde oldukça heycanladığımı söylemeliyim. Üzerine geliştirildiği Cooper S’ten daha farklı olan tamponları, marşpiyerleri ve Recaro koltuklarıyla MINI JCW çok ateşli bir görünüme sahipti. Ancak asıl merak ettiğim konu otomobilin yakından nasıl göründüğü değil, performansının ve sürüş dinamiklerinin Cooper S’ten ne kadar farklı olduğu yönündeydi. Sportifliği ve eğlenceli sürüşüyle Cooper S bile üst düzey keyif yaşatırken, John Cooper Works garajından çıkan 36 HP daha güçlü bir MINI acaba neler vaat ediyordu? Sorularımızın cevaplarını Mallorca’nın virajlı dağ yollarında ve ziyaret ettiğimiz yarış pistinde bulduk.

Bizi havaalanı otoparkında bekleyen kırmızı renkli MINI John Cooper Works’lerin fotoğraflardan daha farklı göründüğü ilk gözüme çarpan şey oldu. Otomobiller uzaktan bakıldığında R56 Cooper S ile çok benzer bir görünüme sahipti. Ön ve arkadaki “John Cooper Works” logolarını, kırmızı renk fren kaliperlerini ve egzoz çıkışlarınıysa ancak otomobile yaklaşınca fark edebildim. MINI JCW ülkemize de bu şekilde ithal edilecek. Ancak istenirse Cooper S’te de sunulan “aerodinamik kit” ile birlikte de alınabilcek. MINI JCW’ye katalogtaki o harika duruşu kazandıran ön ve arka tampon ve marşpiyerler içinse Borusan Otomotiv’in servis kanadı devreye girecek.
MINI JCW’nin kabinindeki en önemli farklılıklarsa standart olarak sunulan antrasit tavan döşemesi ve deri direksiyon simidi, “piano black” konsol kaplaması, kapı eşikleri, kırmızı rakamlı vites topuzu ve 260 km/s’de sonlanan hız göstergesi olarak karşımıza çıkıyor. Bunun yanında daha önce fotoğraflarda gördüğümüz Recaro spor koltuklarsa otomobile yine servis kanalıyla ekleniyor. Tüm bu detaylar MINI JCW’nin Clubman versiyonu için de geçerli.
John Cooper Works, R56 Cooper S’in vites oranlarına dokunmazken 1.6 lt’lik turbo motorunun üzerindeyse pek çok değişiklik gerçekleştirmiş. Pistonları ve silindir kafaları güçlendiren motorun, silindir kapak contası da elden geçirilmiş. Ayrıca supaplar ve supap iticilerinde de daha dayanıklı materyaller kullanılmış. Tüm bunların yanı sıra 0.9 bar olan turbo basıncı 1.3 bara yükseltilmiş ve bu artış, hava filtresi, egzoz sistemi ve katalizör üzerinde yapılan değişikliklerle desteklenmiş. Sonuç mu? 6000 d/d’de 211 HP güç, 1850 ile 5600 d/d arasında 260 Nm tork (Overboost ile 280 Nm), 6.5 saniyelik 0-100 km/s hızlanma süresi ve kanı kaynatan hırçın bir motor sesi. JCW’nin sesi üzerinde çok çalışıldığı bildiriliyor. Özellikle vites kolunun gerisinde yer alan ve otomobilin sürüş karakterini daha sportif hale getiren “Sport” düğmesine basınca MINI JCW dinlemeye doyulamayan bir ses tonuna kavuşuyor. Turbo ıslığı, kompresyon anında duyulan patlamalar ve egzozun üst devirlerdeki çığlığı! Sportiflik adına herşey çok iyi. Tıpkı homojen hızlanma karakteri gibi.
Otomobilin yoldaki davranışlarına gelince. Cooper S’in eğlenceli ancak biraz oynak bir karaktere sahip olduğunu belirtmiştik. MINI JCW ise spor süspansiyon opsiyonu, standart olarak sunulan elektronik diferansiyel kilidi ve sürüş destek sistemleriyle sürücüsüne daha fazla güven veren bir tavra sahip. Tabi bunda Mallorca’nın çok iyi olan asfalt kalitesinin de önemli bir payı var. Cooper S’teki ASC+T yerine bu otomobilde sportif karaktere daha uygun olan DTC’ye yer verilmiş. Hafif patinaja izin veren sistem sürüş keyfini fazla törpüşemediği gibi DSC düğmesiyle devre dışı da bıraklabiliyor. Hızlı dönülen virajlarda yapılan ani bir direksiyon hareketi dahi kontrolün kaybolmasına sebep olmuyor. Ancak doğru kanıya varabilmek için MINI JCW’yi bir de Türkiye asfaltında kullanmamız gerek. Çünkü her ne kadar MINI CHALLENGE ile hemen hemen aynı teknik özelliklere sahip olsa da MINI JCW pistlerden çok normal yollarda kullanılacak.