
Aylardır dönen söylentilere bakarsak BMW “yeşil supercar” otomobilinin seslerini daha yakından duymaya başladığımızı ifade edebiliriz. Bu seslerin yankılarını duymamız da gecikmeyecektir. Geçtiğimiz yılın rekor seviyedeki yakıt fiyatları, global kriz ve en büyük Pazar olan ABD’deki yeni yakıt ekonomisi düzenlemeleri BMW’yi gelecek için daha akılcı ve realistik düşünmeye itti ve bu proje hızlandırıldı. Yüksek verimlilik ve minimum düzeyde emisyon değerlerini geleneksel BMW sürüş dinamikleriyle harmanlayan “VerimliDinamikler” yani EfficientDynamics gelişim programının da liderliğinde yeni bir “Vision EfficientDynamics” konsept otomobili için düğmeye basıldı. Bu yeni otomobil, önümüzdeki hafta firmanın Frankfurt Motor Show’daki standında yer alacak.

Bu otomobilde BMW tasarımcılarının amacı, bir M otomobilinin performansı ile son teknolojileri birleştirerek ortaya optimum kalitede bir ürün koymaktı. Sonuç olarak ortaya çıkan Vision EfficientDynamics coupe, 2+2 koltuk sistemi, yukarıya doğru açılan kapıları ve turbo dizel – elektrik hibrit güç tahrik sistemi ile dört çeker sistemini kullanıcıları ile buluşturacak.
Bu eşsiz hibrit sistem, 1.5 litre 3 silindir turbo dizel motor kullanıyor ve common-rail sistemi – değişken geometrili turboşarj ile sistem tamamlanıyor. Bu otomobil 163 BG güç üretirken 214 lb-ft tork değerine sahip. Litre başına ise 109 BG düşüyor. Motor orta seviyede konumlandırılmış ve tasarım yeri olarak BMW M1 ile benzer özellik gösteriyor. Sistem olarak ise çift kavrama ve 6 vitesli manüel şanzıman kullanılmış.
Dizel motora 2 elektrik motoru entegre edilmiş. Ana motor, motor ve vites kutusu arasına yerleştirilmiş ve arka tekerleklerde motora bağımlı ya da bağımsız olarak çalışabiliyor. Bu motor kendi başına 50 BG güç üretebiliyor ve de 214 lb-ft tork sağlayabiliyor.

Elektrik motorun gücü 98 hücreli bir lityum polimer batarya kutusunda depolanıyor. Hücreler, şasi elemanının ortasına doğru yerleştirilmiş ve sadece 187 pound ağırlığına sahip. Bataryanın aktif soğutulması ise enerji yönetimi ve işletim sistemi ile kolaylıkla çözülerek aşırı ısınma problemi giderilmiş. Bataryalar dahili jeneratör ile ya da standart 220 v ile sadece 2,5 saatte şarj edilebiliyor.
Sofistike tasarım bir güç yönetim sistemi sayesinde de üniteler gereken performans şartlarına göre ve lityum bataryaların şarj durumlarına göre en iyi şekilde verimli ve hatasız çalışıyorlar. Tamamen elektrik modunda çalışırken Vision coupe tek bir şarjda 30 milden daha fazla yol alabiliyor ve de bu mesafe de günlük kullanımda yeterli gibi gözüküyor. Bunun yanında otomobil tüm şartlar müsait olduğunda 351 BG gücüne ve 590 lb-ft torka ulaşabiliyor. 3076 pound ağırlığındaki coupe, duruştan 100 kilometre/saat hızlanmasını ise 4.6 saniye civarında tamamlayabiliyor. Otomobilin AB kombine test döngüsü uyarınca 62.5 mpg ve 99 gr/km de karbondioksit salınımı olması bekleniyor. 4.6 galonluk dizel yakıt tankı ile Vision 435 mil yol alabiliyor.

Hafif tasarım yapısı ve tabii ileri teknoloji aerodinamikleri de bu performansı yakalamasındaki büyük etkenlerin başında geliyor. Örneğin şasi ve süspansiyon neredeyse tamamen alüminyumdan, tavan ve transparan kapı skinleri de cam yerine polikarbonat malzemeden yapılmış.Kapı tasarımlarında Kevlar da kullanılmış. Formula 1 racing programının nimetlerinden de yararlanılarak BMW 0.22 değerinde sürtünme katsayısı yakalamayı başarmış.
Tabii ki şu an BMW Vision EfficientDynamics’i M1’in gelecek jenerasyonu olarak tanımlamak yanlış olur. Bunun yerine, BMW’nin sportiflikten ödün vermeyen bir “yeşil otomobil” konsepti yarattığını söyleyebiliriz.
