
BMW Müzesi: Beyaz eldivenlerin gecesi konuklara otomobillere dokunma şansını bahşediyor.
Beyaz Eldivenlerin Gecesi
Lütfen dokunun- Bu cümle, 21 Şubat 2008, Münih’de gerçekleşen “Beyaz Eldivenlerin Gecesi” organizasyonunun şifresiydi. Normalde müzelerde tam tersi geçerli olan ve tabu sayılan bu cümle ne kadar gariptir ki bu gecenin parolası haline dönüşmüştü. Konuklar o gece otomobillere, motosikletlere ve motorlar diledikleri gibi dokunabiliyordu ve de bunun için cesaretlendiriliyorlardı. Bunun altında yatan sebep ise empati ile konukların bu tasarımların altında yatan teknoloji ve dizayn niteliklerini kavrayacakları düşüncesinde yatıyordu. Sergileri korumak için tüm misafirlere bir çift eldiven takdim edildi.
Beyaz eldivenlerin gecesinde ilk kez BMW müzesinde sergi ürünlerine dokunma ve kavrama şansı tanındı. Bavyera Körler Derneği ve kısmen görebilen insanlar için Münih’te gerçekleşen bu işbirliği programı gelecekte de devam edecek ve görsel engelli insanların tasarımları daha iyi anlayabilmelerini ve kavrayabilmelerini sağlayacak.

BMW Müzesi vitrinleri 90 yıllık kreasyonundan 120 otomobil ile gözler önüne serildi. BMW Müzesi direktörü Dr. Ralf Rodepeter, bu organizasyonu dört gözle bekliyor olduğunu söyledi ve sözlerine “Konuklarımıza klasiklerimiz ile birlikte tüm kreasyonumuza dokunma ve hissetme şansı vermek istedik.” şeklinde devam etti. Sabah 7’den gece yarısına kadar otomobiller ve araçlar sergilenmekle kalmadı, iç tasarımları, motorları ve bagajları da açıldı. Düzenli sergilere ek olarak BMW’nin son motosiklet modelleri de görüntülenenler arasındaydı. Konuklara özgürlük hissini verebilmek için motosikletler üzerine oturmalarına da izin verildi.

Beyaz Eldivenlerin Gecesi organizasyonunda aynı zamanda GINA konsept otomobili ve anahtar özellikleri de ilk kez halka sunuldu. Gece boyunca uzmanlar pahabiçilmez klasik modeller hakkında bilgiler verdi ve deneyimlerini konuklara aktardı. Yönetici Dr. Ralf Rodepeter ise klasikler hakkındaki anılarını ve deneyimleri, 2008 Bahar sezonunda müzeye katılacak otomobiller ve Müzenin açılmasıyla beraber nasıl bir meraklı seline maruz kaldıklarını konuklarıyla paylaştı. BMW Klasikleri Tarihi koleksiyonu yöneticisi Ralf Vierlein ise klasik otomobillerin nasıl sınıflandırıldıkları, nasıl korunmaları gerektiğini anlattı ve bu konular ile alakalı konuklarıyla sohbet etti. BMW tasarım ekibinden Jürgen Steinle ise BMW dizayn stratejileri ve özellikleri hakkında konuklara bilgi verdi ve otomobil konseptleri hakkında da konulara konuşmasında yer verdi. Bu röportajlar sırasında 2 pandomim sanatçısı ise konukları onlara katılmasını istedi ve 1920lerin, 1950lerin ve 80lerin zamanlarında bir yolculuğa davet etti. Bu özel gecede yeme içme hizmetleri ise M1 Museum Cafe tarafından sağlandı.